MERHABA ARKADAŞLAR!!
Kalıp çıkarmaya yeni başlıyorsanız öncelikle terziler, tasarımcılar ve modelistler gibi pratik kalıp çıkarmaya çok yolunuz var demektir.
Eğer yeni başladıysanız kalıp çıkarmanın 2 yolu var.
İlki 2 boyutlu yani kağıt üzerinde veya bilgisayarda kalıp çıkarma işlemi. pratik bir şekilde çıkarana kadar müller(alman kalıp sistemi) ve megep (Türk kalıp sistemi) sistemerini kullanmanızı öneririm.
Bu kalıp sistemleri Türk vücut ölçülerine ve Türk kadın vücut proporsiyonuna uygun şekilde kalıp çıkarmanızı sağlar tabiiki çıkarır çıkarmaz üzerinize "cuk!!" diye oturmasını beklemeyin. Bu sistemler bir ortalamanın sonucu oluşturulan sistemlerdir.
Bu iki kalıp çıkarma sisteminde etek ve pantolonda çok fazla farklılık olmasada temel beden(elbise) kalıplarında oldukça farklıdır. Elbise kalıbına gelene kadar megep elbise kalıbında ise müller sistemine göre nasıl çıkartılır ileriki yazılarda onları göstereceğim.
İkinci yöntemimiz 3 boyutlu kalıp çıkarma işlemidir. Drapaj mankeni veya model üzerinde çıkarılan kalıplardır. 2 boyutlulara göre çalışması daha kolay fakat kumaş israfı daha fazla olan kalıp çıkarma yöntemidir.
Bu yöntemde daha az Prova alır ve uygulayacağınız ürünle ilgili sonuçları daha kısa sürede elde edersiniz. 3 boyutlu kalıp çıkarma sistemi sizi daha az uğraştırır ve uyguladığınız modeli dikilmeden önce görme imkanı sağlar ve pratik kalıp çıkarmaya sizi bir adım daha yaklaştırır.
peki her drapaj mankeni doğru kalıbı verirmi?
cevap tabiki hayır.
başlangıç için raf sistemleri satan yerlerden 40-60 tl arası bir manken alayım başlıyayım demeyin. ben bu hatayı yaptım ve o manken ileriki zamanlarda isteklerimi karşılamaz hale geldi form bozuklukları ölçü fazlalığı vs.
aldığınız o manken bir süre sonra çöp oluyor yani. başlarken et manken dediğimiz iğne batabilen göğüs kalça formu (ucuz mankenleri kalçası dümdüz oluyor) olan bir manken almanızı öneririm meraklısı varsa Ankarada izmir caddesinde moda çarşısında satan yerler var.
Ama ben paraya kıyacağım diyorsanız tabiiki önerim bedeni ayarlanabilir mankenler olacak...
varsa sorularınızı sormakta çekinmeyin iyi günlerrrrr :)
7 yıllık lise ve üniversite moda tasarımı eğitimimden sonra yapmak istediğim şeyi yapıyorum, paylaşıyorum :)
18 Haziran 2017 Pazar
17 Haziran 2017 Cumartesi
MODA TASARIMI OKUMAK KONUSUNDA HERŞEYİM...
Merhaba arkadaşlar, hanımlar, beyler. öncelikle bir sürçü lisan olursa affola... mağlum ilk yazım :)
Üniversitede stilistlik lisede ise kadın giyim modelistliği eğitimi aldım. Kadın giyim modelistliği eğitimim süresince kalıp ve dikiş ağırlıkta tasarım ise biraz daha geri plandaydı. Ne hayallerle girdiğim o minik meslek lisesinde 3 yıl boyunca (ilk yıl düz lise hesabı temel dersler aldım) sadece dikiş ve kalıp görmem hevesimi oldukça kırmıştı. Öncelikle meslek lisesinde bu bölümü seçecekseniz beklentilerinizi düşük tutun sanırım ben biraz yüksek tuttuğumdan olsa gerek ciddi hayal kırıklığına uğradım. İlk yıl modelistlik eğitimimden sonra kalıp bilmeden dikişin-dikiş bilmeden kalıp çıkartmanın- bu ikisi olmadan da oturup bir tasarım yapmanın sağlıklı olmayacağını anladım tabii ve sabırla devam ettim her yıl zorlanıyor etekler ceketler çıkarılıyor dikiliyor derken 4. sınıfın sonunda "tamam stajımı da yapar bitiririm ben bu işi" dedim. Fakat stajın böyle olabileceği aklıma gelmedi açıkçası üniversite okumak pek aklımda yoktu olursa da 4 yıllık değil 2 yıllık okur iş yerimi açarım diyordum (gençsin heveslisin sağlıklı düşünemiyorsun). Stajda özel sektörde kesimhanede kumaş seriminde yer aldım. Bilgisayarlı kalıpta ciddi iyiydim ve hayalim sektörde kalıpçı olmaktı fakat özel sektörde o kadar ezildim ki size anlatamam zaten bizim sektör ayak kaydırmaktan, eziklemeden, sizi bastırmaktan çekinmeyen insanlarla dolu. Sanki biraz da haklılar sonuçta herkes tutunmaya çalışıyor. üniversiteyi 4 yıllık okuma kararımı şöyle aldım; İşletmenin bilgisayarlı kalıpçısından bir pastal planı istemek için odasının kapısını çaldım açtım içeri girdim baktım telefonda konuşup ağlıyor, tam "pardon" diyeceğim çıkıyorum zaten yavaş yavaş maşallah bir bağırmaya başladı bana ne istiyorsun gerizekalı" lar havada uçuşuyor. Yukarı çıkıp ne mezunu bu kadın diye sorduktan sonra yüksek okul cevabını aldım ve 4 yıllık üniversite okuyacağım dedim.
Çalıştım çabaladım yetenekliyimde çizimlerim falan iyi 6 ay desen-imgesel eğitimi aldım ve merhaba Gazi Üniversitesi Moda Tasarımı...
ilk aldığım tepkiler nereyi kazandın sorusuna "moda tasarımı dedikten sonra "terzimi olacaksın?", "aaa canım üzülme seneye bir daha girersin", "olsun canım" gibi heves kırıcı ve aşağılayıcı olsa da pes etmeyin. çünkü son sınıflarda terziliğin ne kadar zor olduğunu anlıyor ve bununla gurur duyuyorsunuz.
Ben hala kadında takılı kalmışım diyorum ki "üniversitedeki stajımı daha iyi bir markada kalıpçı olarak yapacağım o atölyeye bir daha girmeyeceğim" derken 1. sınıfın 2. dönemine geçerken okulu bırakma kararı aldım. Belki birazdan duyacaklarınız hoşunuza gitmeyecek fakat inanılmaz zor bir iş arkadaşlar. O televizyonlarda "Bu senin proporsiyonuna uymamış, bu ayakkabıyla bu çanta olmamış" diyenleri izledikten sonra insanlar basit algılıyor ve popülerliği fazla olduğu için moda tasarımı tercih ediliyor. Durum öyle değil gençler. Lisede size temeller öğretildi fakat üniversitede Alman bir kalıp sisteminden kalıp çıkarmaya çalışıyoruz model uygulama hiç görmemişiz bize yapın getirin diyorlar vesaire vesaire. Bu bölüm için hırs gerekiyormuş oda bende yok tabi. Neyse ilk yılı ite tepe bitirdim fakat bir şey gösterilmediği içinde öğrendiklerimi de unutmaya başlıyorum yavaş yavaş. 2. yılımda model uygulamalar tasarımlara dönüşüyor zorluyor sınıfta rekabet oluşuyor herkes birbiri ile yarışıyor yanında sanat tarihi moda tarihi gibi ağır derslerde zorluyor herkes her yıl dahada zorlaşacak diyor. üniversite beklentilerimi karşılıyor ama okulda 6 saat çalışıyorsanız dışarıda 12 saat daha çalışmanız gerekiyor, çünkü ezberle geçilecek dersler değil sökülüyor, dikiliyor, kalıbı, dikişi, provası, derken 12 saati de geçiyor. sonuç? sosyal hayat sıfır çok masraflı bir bölüm olduğundan para deseniz eksilerde enerji zaten kalmıyor üst üste uykusuz gecelerrrr..... Derken son 2 yılınızda portfolyonuzu doldurmak için ve sadece okula gidip gelmenin her gün dikiş dikmenin size bir faydası olmayacağını anlayıp sergi açmak, yarışmalara katılmak gibi şeylerin sizin cv niz için ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Birde bunlar için çalışmak zorundasınız yoksa dediğim gibi sektörde itilir kakılırsınız.
Veee staj geliyor çatıyor iyi bir marka ayarlanıyor hemde bilin bakalım hangi departman? BİLGİSAYARLI KALIP.
hayaller gerçekleşiyor vs. derken son yıl koleksiyon çıkarıyorsunuz. bu 4 yılı nasıl bitirdim inanın bende bilmiyorum ama çocukluğumdan beri hayalim olmasa ve bu kadar sabırlı olmasam bitiremezdim. Bir süre sonra işi kavrayınca o dümdüz kumaşlara bir şekil bir form vermek size o kadar zevk veriyor ki anlatamam. Bitirip astığınız bir işi saatlerce iziyorsunuz:)
yani uzun lafın kısası bu bölümde ezilecek, hor görülecek, zorlanacak, çok çalışacaksınız ama bir anne edasıyla o ürünü kucağınıza aldığınızda herşeyi unutuyorsunuz. ben kendi hikayemi çooooook çok kısaltarak atlayarak anlattım varsa sorularınız cevapsız bırakmam :)
Üniversitede stilistlik lisede ise kadın giyim modelistliği eğitimi aldım. Kadın giyim modelistliği eğitimim süresince kalıp ve dikiş ağırlıkta tasarım ise biraz daha geri plandaydı. Ne hayallerle girdiğim o minik meslek lisesinde 3 yıl boyunca (ilk yıl düz lise hesabı temel dersler aldım) sadece dikiş ve kalıp görmem hevesimi oldukça kırmıştı. Öncelikle meslek lisesinde bu bölümü seçecekseniz beklentilerinizi düşük tutun sanırım ben biraz yüksek tuttuğumdan olsa gerek ciddi hayal kırıklığına uğradım. İlk yıl modelistlik eğitimimden sonra kalıp bilmeden dikişin-dikiş bilmeden kalıp çıkartmanın- bu ikisi olmadan da oturup bir tasarım yapmanın sağlıklı olmayacağını anladım tabii ve sabırla devam ettim her yıl zorlanıyor etekler ceketler çıkarılıyor dikiliyor derken 4. sınıfın sonunda "tamam stajımı da yapar bitiririm ben bu işi" dedim. Fakat stajın böyle olabileceği aklıma gelmedi açıkçası üniversite okumak pek aklımda yoktu olursa da 4 yıllık değil 2 yıllık okur iş yerimi açarım diyordum (gençsin heveslisin sağlıklı düşünemiyorsun). Stajda özel sektörde kesimhanede kumaş seriminde yer aldım. Bilgisayarlı kalıpta ciddi iyiydim ve hayalim sektörde kalıpçı olmaktı fakat özel sektörde o kadar ezildim ki size anlatamam zaten bizim sektör ayak kaydırmaktan, eziklemeden, sizi bastırmaktan çekinmeyen insanlarla dolu. Sanki biraz da haklılar sonuçta herkes tutunmaya çalışıyor. üniversiteyi 4 yıllık okuma kararımı şöyle aldım; İşletmenin bilgisayarlı kalıpçısından bir pastal planı istemek için odasının kapısını çaldım açtım içeri girdim baktım telefonda konuşup ağlıyor, tam "pardon" diyeceğim çıkıyorum zaten yavaş yavaş maşallah bir bağırmaya başladı bana ne istiyorsun gerizekalı" lar havada uçuşuyor. Yukarı çıkıp ne mezunu bu kadın diye sorduktan sonra yüksek okul cevabını aldım ve 4 yıllık üniversite okuyacağım dedim.
Çalıştım çabaladım yetenekliyimde çizimlerim falan iyi 6 ay desen-imgesel eğitimi aldım ve merhaba Gazi Üniversitesi Moda Tasarımı...
ilk aldığım tepkiler nereyi kazandın sorusuna "moda tasarımı dedikten sonra "terzimi olacaksın?", "aaa canım üzülme seneye bir daha girersin", "olsun canım" gibi heves kırıcı ve aşağılayıcı olsa da pes etmeyin. çünkü son sınıflarda terziliğin ne kadar zor olduğunu anlıyor ve bununla gurur duyuyorsunuz.
Ben hala kadında takılı kalmışım diyorum ki "üniversitedeki stajımı daha iyi bir markada kalıpçı olarak yapacağım o atölyeye bir daha girmeyeceğim" derken 1. sınıfın 2. dönemine geçerken okulu bırakma kararı aldım. Belki birazdan duyacaklarınız hoşunuza gitmeyecek fakat inanılmaz zor bir iş arkadaşlar. O televizyonlarda "Bu senin proporsiyonuna uymamış, bu ayakkabıyla bu çanta olmamış" diyenleri izledikten sonra insanlar basit algılıyor ve popülerliği fazla olduğu için moda tasarımı tercih ediliyor. Durum öyle değil gençler. Lisede size temeller öğretildi fakat üniversitede Alman bir kalıp sisteminden kalıp çıkarmaya çalışıyoruz model uygulama hiç görmemişiz bize yapın getirin diyorlar vesaire vesaire. Bu bölüm için hırs gerekiyormuş oda bende yok tabi. Neyse ilk yılı ite tepe bitirdim fakat bir şey gösterilmediği içinde öğrendiklerimi de unutmaya başlıyorum yavaş yavaş. 2. yılımda model uygulamalar tasarımlara dönüşüyor zorluyor sınıfta rekabet oluşuyor herkes birbiri ile yarışıyor yanında sanat tarihi moda tarihi gibi ağır derslerde zorluyor herkes her yıl dahada zorlaşacak diyor. üniversite beklentilerimi karşılıyor ama okulda 6 saat çalışıyorsanız dışarıda 12 saat daha çalışmanız gerekiyor, çünkü ezberle geçilecek dersler değil sökülüyor, dikiliyor, kalıbı, dikişi, provası, derken 12 saati de geçiyor. sonuç? sosyal hayat sıfır çok masraflı bir bölüm olduğundan para deseniz eksilerde enerji zaten kalmıyor üst üste uykusuz gecelerrrr..... Derken son 2 yılınızda portfolyonuzu doldurmak için ve sadece okula gidip gelmenin her gün dikiş dikmenin size bir faydası olmayacağını anlayıp sergi açmak, yarışmalara katılmak gibi şeylerin sizin cv niz için ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Birde bunlar için çalışmak zorundasınız yoksa dediğim gibi sektörde itilir kakılırsınız.
Veee staj geliyor çatıyor iyi bir marka ayarlanıyor hemde bilin bakalım hangi departman? BİLGİSAYARLI KALIP.
hayaller gerçekleşiyor vs. derken son yıl koleksiyon çıkarıyorsunuz. bu 4 yılı nasıl bitirdim inanın bende bilmiyorum ama çocukluğumdan beri hayalim olmasa ve bu kadar sabırlı olmasam bitiremezdim. Bir süre sonra işi kavrayınca o dümdüz kumaşlara bir şekil bir form vermek size o kadar zevk veriyor ki anlatamam. Bitirip astığınız bir işi saatlerce iziyorsunuz:)
yani uzun lafın kısası bu bölümde ezilecek, hor görülecek, zorlanacak, çok çalışacaksınız ama bir anne edasıyla o ürünü kucağınıza aldığınızda herşeyi unutuyorsunuz. ben kendi hikayemi çooooook çok kısaltarak atlayarak anlattım varsa sorularınız cevapsız bırakmam :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)